Kas 11
Hiç varolmamış bir Çinli dostunuz olsa, bu Çinli dostunuzun da sizin gibi bir Türk dostu olsa ve sizde hayalen chat yapsanız, acaba nasıl bir sohbet yapardınız?
Aranızda herhangi bir dil sorunu olacağınıda var saymayın zira hayalde dil sorunu olmaz, yani siz rahat rahat Çince yazarken dostunuzda çok rahat bir şekilde Türkçe’yi yazacaktır.
Şimdi siz bir Çinli dostunuz olduğunu hayal edip onun da ağzından mı konuşurdunuz? yoksa bu hayal ettiğiniz dostunuzun da hayal kurmasına yardım edip, onun da gözünden Dünyaya bakarak cevapları verirken buna göre mi cevap verirdiniz gibi bir soruda olmayacağına göre, işte aşağıda tam da bu var olmayan soruya uygun bir yazı çıktı ki hayalde bir birini hiç tanımayan iki eski dostun sohbetine sizlerde tanık olun.
Okumaya devam et >>>»
Eki 20
Tasavvuf denilen Dünya sesler üzerine değil, sessizlik üzerine inşa edilmiştir.
Bu sessizliğin ortasında kalan insanda, eğer içine kapanmayıpta dışına açılmışsa, bu insan içindekini değilde dışındakini arıyor demektir.
Böylesine uğurlar olsun.
Dış Dünya (Zahir) malum sesler Dünyasıdır ve orada konuşanlar, bağıranlar, çağıranlar, hak hukuk arayanların Dünyasıdır ki bu Dünya Akıl’ın hükmü tahtı altındadır. Akıl’da hislerin oyuncağıdır.
İç Dünya (Batın) sessizliğin Dünyasıdır, orada başkası yoktur, dava yoktur, sen ben o yoktur, Enaniyyet denilen ego’nun hiç bir çeşiti yoktur, akıl’da yok’tur.
Yok’tur diyorum ama bu yok’tur demekle de yok olunmuyor maalesef.
Okumaya devam et >>>»
Tem 19
Denizci değilim lakin, uzak ufukları severim.
Kaşifliğe can feda, yelkenlerimi fora ederim.
Artık geri dönüş yoktur, liman liman gezerim.
Bir kötü takayla, Dünyayı devr-i alem ederim.
Okumaya devam et >>>»
May 24
Başka bir zaman başka bir boyutta Dünyo denilen bir gezegen daha varmış.
Bu Dünyo denilen gezegende de insanın pek bir kıymeti yokmuş, insan derkende Zenginse onun hakları ayrıcalıkları imtiyazları sonuna kadar tabiki de varmışta, eğer sıradan halksa yani fakirse ona o gezegende de yaşama şansı çok yokmuş.
Bu Dünyo denilen Dünyaya paralel (ikiz) gezegen de işlerde aşağı yukarı benzeri gibi olmaktaymış.
Yalnız isimler benzeri gezegenine göre biraz daha farklıymış.
Bkz. Amerikan filmleri
Her neyse paralel gezegen hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra ”Komposto teorisi”ne geçelim.
Okumaya devam et >>>»
May 16
Varlığın özümde kıymetini tüketince, yokluğuna bir kalem çektim.
Siretin sevgimi taşımayınca, süretinden bende sarfı nazar ettim.
Sen benim yok olmayan sevgimin, hiç var olamayan mağdurusun.
Sevgimin sağanaklarında sonsuzluk girdaplarına senide ben ittim.
Çok güzel değildi siman, belki bir zakkum belki bir gül, ne fark eder.
Benim içimde ki ışık olmasa, senin o goncan bende nasıl çiçek açar.
Seni bende büyüten senin şanın değil ki benim içimin sıcak iklimidir.
O iklim kimleri sevdi kimlere can verdi o sevgi işte hayat vaat eder.
Okumaya devam et >>>»
May 07
Çocuk dediğimiz şeydir, esirgenmeye muhtaç olan.
Bir tomurcuğa misalidir o ışığa suya ihtiyaç duyan.
Değil mi ki ışık ve su ona verilmez, o dal kurutulur.
Bir kaya kenarında büyüsede, geliş amacını unutan.
Hadi o amacını unuttu, unutmayanlara acaba ne oldu?
Bir izbede bir yaban çocuğu doğdu, o niye böyle oldu?
Bu çocuk istikbâlde ki bir katil miydi, şimdi infaz oldu?
Hayat bu kadar mı adil? herkes ondan mı seyirci oldu?
Okumaya devam et >>>»