Uyanık kalmak için ,Göz kapaklarıma bantlar mı yapıştırmalıyım..
Hiç oturmamak için de,Tüm bedenimi alçılarla mı kaplatmalıyım..
Bu nasıl bir hastalıktır ki,ona İstirahat etmeyi asla sevdiremedik..
Her türlü tedaviye direnen bu AS ye,acaba teslim mi olmalıyım..

Depreşen duyguların tetiklemesiyle mi,bu ağrılarımız ayyuka çıkıyor..
Yoksa her şey yolundayken,Ruhumuz mu bu belayı başımıza sarıyor..
Hangi akla hizmetle,Bizleri ellerin insafına muhtaç bırakıyor..
Veren eli alan el yaptırarak,iç alemimizde de kamburlar yarattırıyor..

Fiziksel bedenimizin bozulması,Ruhsal’ımızın bozulmasıyla mı alakalıdır..
Ruhsalı düzeltmeden,Fiziksel bedeni düzeltmek te beyhude mi olacaktır..
Öyleyse bizleri kimler tedavi edecek,Bunların unvanı da ne olacaktır..
Geçmişimiz ortaya nasıl çıkacak,Çıkınca her şey daha güzel mi olacaktır..

İnsanın mükemmel bir varlık olamayacağının delili de bilakis kendisidir..
Düşünen bir varlık olsa da,Her düşündüğünü yapamadığı da gerçektir..
Düşüncesizce yaptıklarını ise,zaten söylemeye bile gerek yoktur..
Bu meyanda İnsan ne yazık ki,az gelişmişliğin kalabalık bir örneğidir..

Uzun lafın kısası,İnsan hiçte mükemmel bir varlık değildir..
Soyut kavramlarsa,Bu hayatın somut gerçekleri değildir..
Aslında bu tip sözler,İnsanlığa nezaketen söylenmiştir..
Izdırabın yaşandığı bedenlerde de,bu söz doğru değildir..

Belkide bu yüzden o sert tokatları habersizce yiyiveriyoruz..
Aklını başına devşir gibisinden,sağlığımızı da yitiriveriyoruz..
Adını sanını hiç duymadığımız bu AS ile erkenden tanışarak..
Celladının insafına terk edilmiş mahkumlar gibi kalıveriyoruz..

AS lilerin AS den önce de herhangi bir hayatı yokmuş gibi..
AS ile bu dünyaya gelmişler de,AS ile de gideceklermiş gibi..
AS bizi doğurmadı ki,AS ile biz bu dünyaya nasıl gelelim..
AS yi de biz doğurduk,başka sıkıntıları doğurduğumuz gibi..

Her mükemmel olmayan insan gibi bizler de geçmişimizi unuttuk..
Üst üste gelen dertler yüzünden,maziyi unuttuğumuzu da unuttuk..
Derken bu AS denen o labirente öyle bir psikolojimizi bozdular ki..
Çıkışı bulamadığımız gibi,girişinde hangi tarafta olduğunu unuttuk..

İnsan mükemmel değildir,ama tamam’iyle noksanda değildir..
Yaşadığı olaylardan dersler çıkarır,yaşadıkları boşuna değildir..
Neden pek çok insan gibi,bizde boşu boşuna yaşamıyoruz ki..
Eğer bu siteler de olmazsa,bizlerin çıldırmaması elde değildir..

Bu yazı hakkında ki düşünceniz?
Filozofca (0) Şairce (0) Alimce (0) Cahilce (0)