Dünya üzerinde ki herkesin bir gün doğruyu söylediğini düşünebilir misiniz?
Velevki Dünyanın öyle olduğunu düşünün.
Sizce Dünya nasıl olurdu?
Kan gövdeyi mi götürürdü? yoksa şimdiki gibi her şey süt liman mı olurdu?
Yalanlar olmasa Dünya iğrenç bir yer olurdu.(Elan hâlâ öyledir)
Ne akşam evde oturup doğru dürüst tv seyredebilirdiniz.
Ne çocuğunuzu okula gönderirdiniz.
Ne kimseye selam verirdiniz, vs vs.
Evet yanlış okumadınız ”Köylü Milletin kölesidir”
Şehire göç ediyor diye eleştirilen, üstü başı kokuyor diye hor görülen, okumamış cahil kalmış diye alay edilen zümreye köylü denir.
Ortaçağın derinliklerinde damdan bozma ahırdan kotarma evlerde yaşarlar.
İnsani yaşam şartları tam oluşturulamadığı için daha doğrusu oluşturulmak istenmediği için, çocuklarını okutmak için bile 8-10 km öteye karda kışta yalın ayak gönderirler.
Güneş batınca yatarlar, güneşin doğmasıyla kalkarlar.
Peki neden böyle yaparlar?
Neden basit!
Stres’siz bir Dünya mı?
Nerede o !
Öyle bir Dünya var mı?
Olabilir mi?
İnanıyor musunuz?
Hayalde olabilir belki ama İçinde yaşadığımız şu hareketli Dünyada stres’siz tek bir canlı bulamazsınız.
Otundan çimenine, Kedisinden köpeğine, Zengininden fakirine, Dindarından dinsizine stres’siz bir canlı yoktur.
Olmamıştır olamaz vede olmayacaktır.
Eski yılları tükettiğimiz gibi, yeni yılıda tüketeceğiz.
Onunda tadına bakıp,
2009 ya enfesti, ya rezalletti, yada saman gibiydi diyeceğiz.
Oysaki
Yeni yılda yine yeni olmayacaksak.
Olmaz ki eskiyi yine unutacaksak.
Eski unutmak için midir ki?
Sınıfta kaldığımızı, ah bir anlasak.
Dışarıda yağan kar değildir aslında o tüm azametiyle göktelerin tonlarca ağırlığıyla düşen fukarayı ezen bir olaydır.
Sanır mısınız ki bu kar çok hafif bir şeydir?
Eğer öyle olsaydı kar yağdığında o fukaralar niye eziliyor?
Ciğerden gelen öksürükleri niye artıyor?
Neden daha soğuktan iki büklüm olup, kışın soğuğunda aa kar yağdı diye sevinemiyor?
Sevinemiyor çünkü kar demek sorun demektir, sırtında ki kamburlara eklenen yeni kamburlar demektir.
Yağan kardan fukaranın bir kârı yoktur.
Ekecek bağı bahçesi, tarlası da yoktur.
Sonuçta onun için hayat hep pahalıdır.
Bolluk bereketten, onun nasibi yoktur.
Kimileri şanslı, kimileri şansız doğsada, kimileri de felsefeyle doğuyorlar bu kesin.
Hatta şöyle söyleyeyim kimilerinin bu hayata gelişleri bile bir felsefe içeriyor,
Yoksa bu hayata aynı şartlarda, aynı kaderle, aynı olanaklarla zaten kimse gelmiyor.
Öyleyse felefeyle doğanlar bir vakıâdır, adı konmamış kocaman olmuş bir çocuktur o
Yaşayan bir şeyin üzerinden asırlar geçmiş olsada, adının konmaması bir kimliğinin oluşturulmaması çok acıdır.
Evet, felsefeyle doğanlar vardır,
Bir şeyin başı nasılsa sonu da öyledir, öyle olmak zorundadır.

![Validate my RSS feed [Valid RSS]](wp-includes/images/resimler/valid-rss.png)