Tasavvuf denilen Dünya sesler üzerine değil, sessizlik üzerine inşa edilmiştir.
Bu sessizliğin ortasında kalan insanda, eğer içine kapanmayıpta dışına açılmışsa, bu insan içindekini değilde dışındakini arıyor demektir.
Böylesine uğurlar olsun.

Dış Dünya (Zahir) malum  sesler Dünyasıdır ve orada konuşanlar, bağıranlar, çağıranlar, hak hukuk arayanların Dünyasıdır ki bu Dünya Akıl’ın hükmü tahtı altındadır. Akıl’da hislerin oyuncağıdır.

İç Dünya (Batın) sessizliğin Dünyasıdır, orada başkası yoktur, dava yoktur, sen ben o yoktur, Enaniyyet denilen  ego’nun hiç bir çeşiti yoktur, akıl’da yok’tur.
Yok’tur diyorum ama bu yok’tur demekle de yok olunmuyor maalesef.

Okumaya devam et >>>»